İlk olarak depo gazının ne olduğunu açıklamamız gerekir.Çöp depolama alanına katı atığın depolanmasıyla birlikte depo içerisinde ayrışma başlamakta , oluşan anaerobik ortamda organik maddelerin bozunması sonucunda bozunma gazları meydana gelmekte ve oluşan bu gazlar “depo gazı” olarak adlandırılmaktadır. Depo gazı içeriğinde esas gazlar ve eser gazlar mevcuttur.Esas gazlar evsel katı atıkların organik ayrışması sonucunda ,eser gazlar ise depo sahasına gelen zehirli bileşiklerin etkileri sonucunda oluşmaktadır.Esas gazlar daha çok etkili olmakla beraber eser gazlarda insan sağlığını tehdit etmektedir. Depo gazının büyük bir kısmını metan ( CH4 ) ve karbondioksit ( CO2 ) gazları oluşturmaktadır.Metanın doğrudan atmosfere verilmesi bölgesel ve global olarak çevre ve insan sağlığı açısından olumsuzluklar meydana getirmektedir.Bu olumsuzlukların başında ; Metan dünya atmosferinde % 0.00022 oranında renksiz , kokusuz , zehirleyici olmayan yanıcı bir gazdır.Metan yanıcılığı nedeniyle geçmişte vahşi depolama katı atık sahalarında sürekli olarak görülen yangınlara sebep olmuştur.Vahşi depolamadan düzenli depolamaya geçiş nedenlerinden biri de budur. Bütün yönleriyle metan gazı ele alındığında dönüşüm aşamasında yaygın olarak elektrik üretimi gelmektedir.Bu yöntemle elektrik üretimi gelişmiş ülkelerde çok öncelerde başlamış ülkemizde ise ancak son yıllarda kullanılamaya başlanmıştır.İstanbul ve Bursa Tesisleri bu amaçla faaliyete geçmiştir.Peki günümüz Türkiye ’ sinde bu şekilde bir dönüşümle enerji üretimi yapmanın getirisi ne boyutta olacaktır.Ne yazık ki enerji sıkıntısı çeken bir ülke olarak bu tesislerin azlığı , ülke politikasının bu konulara nedenli duyarlı olup olmadığının bir göstergesidir. Bu dönüşümü değerlendirmeye alırsak ; İstanbul’un bir zamanlar depolama alanı olan Kemerburgaz Çöp Depolama Alanı’nda elektrik enerjisi üretim santrali yüz bin nüfusa hitap edecek. 6 milyon 500 bin dolara mal olan bu tesis 4 buçuk yıl sonra kendini amorte edecek ve 11 yıl ücretsiz şekilde bize hizmet verecek.Şu an 15 yıl boyunca 10 bin konutun enerji ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik üretiliyor. Kemerburgaz'daki İSTAÇ tesislerinin elektrik ihtiyacı da buradan karşılanıyor. İSTAÇ'ın hedefi, başka iki çöp depolama alanında da metan gazından elektrik üreterek, 300 bin konutun 15 yıl boyunca enerji ihtiyacını karşılayabilmek. Türkiye'de bir ilkin başarıldığı tesiste, 38 aylık süreçte üretilen 4.9 milyon Kw elektrik TEDAŞ'a satılmıştır. Bursa’daki tesiste ise ; Yap-işlet modeliyle yaptırılan ve 1.5 milyon dolara malolan tesiste, 1998 yılından bu yana yoğun biçimde elektrik üretimi başlatılırken, elektriğin ulusal sisteme aktarılmasıyla da Büyükşehir Belediyesi önemli bir gelir kaynağına sahip oldu. Bu gerçekten bedava enerji elde etmek anlamına geliyor . Kendi kendini amorte eden , çalışması esnasında kullanacağı enerjiyi kendisi üreten , gelir getirisi çok büyük devasa bir atılım projesi.Aynı zamanda çevresel bazda düşünüldüğünde atmosfere çıkan zararlı gazların sera etkisi oluşturması minimize edilmeye çalışılmıştır. Ve ülkede kamusal alanların elektrik enerjisini karşılama imkanı sağlamıştır. Katı atık geri dönüşüm sisteminin ülke geneline yayılması sonucunda depolama sahalarında katı atık miktarı azalacağı düşünülse dahi , mevcut vahşi depolama sahaları ile açılacak olan düzenli depolama sahalarından depo gazının elektrik potansiyeli , enerji darboğazları yaşamış ülkemiz açısından büyük öneme sahiptir. Bu üretimde devlet politikasının rolü elbette çok büyüktür.Merkezi yönetimin bu enerji potansiyelinden faydalanmak için yerel yönetimlere destek vermesi , yerel yönetimlerin ise sahip oldukları depolama sahalarında elektrik üretim potansiyelini araştırması (katı atık özellikleri) ve sonuca hareket etmesi faydalı olacaktır. MUAMMER ÇELİK
koku problemi , bitkilerin kuruması , metandan kaynaklanan patlama ve yangın riski ile global sera etkisi.
ÇEVRE MÜHENDİSİ